Zor şartlarda görevlerini yapamaya çalışan gazeteciler ve basın mensupları, sürekli değişen mevzuatlar, sektörün ekonomik getirisinin azalması, iş veren maliyetlerinin artması nedeniyle basın sektörü zor durumda.Gazetecilere yıpranma hakkı, kamuoyunda süren tartışmalar sonrası 2013'te yeniden getirildi. Bu kez fiili hizmet süresi zamlarının üç yılı geçmemek üzere yarısının, emeklilik yaş sınırlarından indirilmesi düzenlendi. Ancak düzenleme ile Basın İş Kanunu kapsamında çalıştırılmayan gazeteciler bu haktan yararlanamaz hale geldi. Bir çok basın mensubu her ay sigortaları basın meslek kollarından yatırılmasına ve basın kuruluşunda çalışıp, bu meslekten başka kazancı olmamalarına rağmen,Turkuaz basın kartı alamadıkları için, yıpranma payından faydalanamamaktalar. Ayrıca yıllarca bu sektöre hizmet ve emek vermiş, ekmeğini kazanan basın emekçileri,bu sektörde kaç yıl çalışıp, çalışmadığına bakılmaksızın, verdiği emekler göz önüne alınmadan, basın kartı başvurularında, Turkuaz basın kartına başvuru tarihlerinden itibaren, mezuniyet durumlarına göre 9-12 ve 18 ay olmak üzere, uzun bekleme süreleriyle karşılaşmaktalar,zorunlu askerlik süresinin bile 6 aya düştüğü bu dönemde, basın kartı bekleme sürelerinin bu kadar uzun olması, her geçen gün kan kaybeden ve ekonomik sıkıntılarla boğuşan gazetecilik sektörünün aleyhine olan bir düzenleme haline gelmiş durumda. Gazetecilerin sorunları sadece basın kartı bekleme süreleri ve yıpranma payı düzenlemesiyle de bitmiyor, Yerel gazetelerin en büyük gelir kaynaklarından biri olan ‘Kamu İhale İlanlarının azalması, yerel gazetelerin belini bükmüş durumda. Gazeteciliğin ve yerel gazetelerin mutfak malzemesi olan baskı kağıdı ve sarf malzemelerine gelen yüksek zamlar, artan personel giderleri karşısında, yerel gazetelerin gelirleri her geçen gün düşmekte. Yıllardır Sosyal ve Ekonomik sorunlarla boğuşan yerel gazeteler, yakın zamanda yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmış durumdalar. (Haber : Muharrem Eroğlu)