TDP Genel Başkanı Mustafa Sarıgül dün Sivas’a geldi. Partisnin il binasında bir basın toplantısı gerçekleştiren Sarıgül, Sivas’ın sorunlarına ve yerel medyanın içinde bulunduğu durumu eleştirdi.Konuşmalarına Sivaslıları selamlayarak başlayan Mustafa Sarıgül, “Başı dik insanlar memleketinde, yiğidoların diyarında, tarih ve kültür şehri Sivas’ta olmaktan son derece mutluyum. Sivas’ımızın yiğit, mert insanlarını sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Sivas mahalli basınına teşekkür ediyorum. Mahalli basının ve televizyonların maddi sıkıntılarını ve diğer sorunlarını biliyorum. İnşallah iktidara gelecek ve mahalli basının gelirlerinin artmasını sağlayacağız. Çalışanların hakkını ve hukukunu koruyacağız. Sivas, gelişmeye müsait bir ilimiz olduğu halde Her zaman en çok göç veren bir il oldu. Bunun nedeni işsizliktir. İşsizliğin olmaması için üretimin olması gerekir. Üretim nerede olur? Tarım ve hayvancılıkta olur, sanayide olur. Sivas, ak partiye hep destek vermiş ama ak parti Sivas’a iş ve aş sağlayan yatırım yapmamış. Devlet gereken desteği verse Sivas kalkınır, Sivas Türkiye’yi beslerdi” dedi.
‘SİVAS’IN SORUNLARINI BİLİYORUZ’
Sivas’ın sorunlarına değinen Sarıgül, “Sivas’ımızın sorunlarını biliyoruz. Ankara Sivas yüksek hızlı tren hattı 13 yıldır bitirilmeyi bekliyor. Sivas 6'ncı bölgeden, özel teşvikten faydalanmak istiyor. Kızılırmak Sivas’tan doğuyor ama Sivas’ta su problemi var. Gemerek barajı bitmedi. Kuzey çevre yolu Sivas için önemli bir proje bunun yapılması lazım. İnşallah bu sorunları çözen biz olacağız. Sivas’ı daha zengin ve her alanda daha gelişmiş yapmak inşallah bize nasip olacak” diye konuştu.
‘DOLARLA YATIYOR DOLARLA KALKIYORUZ’
Türkiye’nin dolarla yatıp dolarla kalktığının vurgusunu yapan Sarıgül şunları kaydetti; “Gözü kulağı döviz kurlarında yaşıyor. Kur yükseliyor panik oluyoruz, düşüyor bayram yapıyoruz, ama asıl sorunlarımız yerinde duruyor. Kura müdahale etmek, ateşi çıkan hastaya aspirin vermektir. Oysa yapılması gereken ateşin neden çıktığını bulmak ve onu tedavi etmektir. Nedir bunlar? ekonominin can damarı güvendir. Güven olmazsa yatırım olmaz, güven olmazsa eline para geçen dövize koşar. Güven ortamını sağlamanın ilk şartı ülkeyi demokrasi ve hukukun üstünlüğü içinde yönetmektir. Ekonominin ahbap-çavuş ilişkisine değil kurumlar ve kurallara dayalı olması gerekir. Liyakate önem vermek, ekonomiyi ehil ellere teslim etmek, merkez bankasının işine karışmamak şarttır.”(Bizimsivas)