mehmetguclu2603 @ gmail.com

ALDANILAN İKİ BÜYÜK NİMET

            Peygamber Efendimiz (S.A.V.), bir hadisi şerifinde insanlığa şöyle buyurmaktadır: “İnsanların ekserisi şu iki nimet konusunda aldanmaktadır: Sağlık ve Boş Zaman.” Yüce Yaratıcımız, yarattığı canlılar içerisinde insanoğluna çok ayrı bir kıymet vermiştir. Onu diğer canlılara nazaran daha üstün meziyet ve niteliklerle donatmış; üstüne üslük diğer canlı ve cansız varlıkları da onun emrine ihsan eyleyerek dünya hayatına göndermiştir.   

            Hal böyle iken insanoğlu yaratıcının kendisine bahşetmiş olduğu sayısız nimetlerinin, fırsatlarının, imkânlarının kısacası durumunun ve konumunun çoğu zaman farkında bile değildir. Özellikle de Peygamber Efendimiz ’in dediği gibi iki nimet vardır ki, insanlar onları değerlendirme hususunda genelde aldanmaktadırlar. Bu hayatta insanların sahip oldukları birçok maddi ve manevi kaynaklar vardır. Bu kaynakları sıralarsak: su, elektrik, petrol, para ve zaman… diye örnekleri uzatabiliriz. İnsanın sahip olduğu en değerli ve değerini en az bildiği kaynak hiç şüphesiz ki zamandır. Çünkü zaman da diğer kaynaklar gibi sınırlıdır. Bilinçli ve verimli kullanılmazsa kişi, onun çok hızlı bir şekilde tükenmişliğine şahit olacaktır. İşin acı tarafı diğer kaynakların tükenilirliği gözle görülebilir olup onlar için kısa vadede de olsa önlem alınabilirken maalesef zamanın telafisi ve belli bir sınırı yoktur. Ömür her an tükenebilir.

            Her insanın hayatında kritik dönemlerini temsil eden; özellikleri birbirlerinden farklı geçiş dönemleri mevcuttur. İnsan kabaca doğar, yaşar ve ölür. Dolayısıyla insanın doğumu, erkekliğe ilk adımı (sünneti), çocukluğu, askerliği, evliliği, yetişkinliği, ihtiyarlığı ve nihayetinde ölümü her biri birer geçiş dönemidir. İnsanoğlu; bu dönemlerini acısıyla, tatlısıyla, sevinçleriyle ve pişmanlıklarıyla geriye dönüşler yapamadan tamamlamaktadır. Zaman öyle hızlı ve telafisiz ki muhatabına hiç fark ettirmeden su gibi akıp gitmektedir. Yolun sonuna gelen insanoğlu, geriye dönüp baktığında yaşamının göz açıp kaparcasına nasıl gelip geçtiğini anlamamakla birlikte; ondan şu kısacık hayatı ile ilgili bir değerlendirmenin yapılması istendiğinde ise genelde ömrünün boşa gittiğinden yakınmakta ve yaşamını kocaman bir “hiç” olarak tanımlamaktadır.

            Önden gidenler ve onların kısacık hayatları, geride kalanlara tam bir ibretlik sahne sunmalarına rağmen; insanlar dünya hayatının geçiciliğini unutarak çoğu zaman kayda değer olmayan icraatlarla uğraşmakta, birçok görev ve sorumluluklarını daha vakit var anlayışıyla ertelemekte; sevgilerini insanlardan, hayvanlardan ve doğadan esirgemektedirler.

                                                                                                                      “Devamı Haftaya”

 www.gemerekhaber.com www.gemerekgundem.com.tr