mehmetguclu2603 @ gmail.com

ARZU EDİLEN DUYGU “MUTLULUK”

            İnsanlarda mutluluk hissinin var olabilmesi için kişilerin mutlaka özgür olmaları gerekmektedir. Çünkü özgürlük mutluluğa açılan kapının anahtarıdır. Günümüz yaşam şartları ve ölçünleri bu durumun en bariz örneklerini gözler önüne sermektedir. Günümüzde tüm dünyayı etkisi altına almış olan virüs belası, insanlığın manevi tarafını olumsuz yönde etkilemiştir. Virüsün yol açtığı sebeplerden ve doğurduğu sonuçlardan dolayı insanların özgürlükleri kısıtlanmış, akabinde de hayattan aldıkları mutluluk oranları yarı yarıya düşmüştür. Daha önceleri insanoğlunun hayatında herhangi bir ehemmiyeti olmadan bir sıradanlık emaresi neticesinde günlük faaliyet olarak sürdürülen birçok davranış ve olay; ne yazık ki günümüzde toplumca arzu edilir durumlar olmuştur.

İnsanlar; içerisinde bulundukları gizemli ve bunalımlı süreçten dolayı, önlerini rahatça göremedikleri, bir tık ötesini kestiremedikleri için aşırı stres altında yaşamlarını devam ettirmektedirler. Bu süreçle beraber toplumda fazlalaşan işsizlik, geçim sıkıntısı gibi sosyo ekonomik sebepler ve üstüne üstlük bu durumları fırsat bilen fırsatçıların olur olmaz mallar üzerindeki fiyat artırımları insanları oldukça sıkıntıya sokmuştur. Bu olumsuzluklar da süreç içerisinde oluşan karamsar tablolarla birleşince, insanlarda mutsuzluk kâfi derecede vuku bulmuştur. Kısacası dünyanın başına bela olmuş virüsle beraber insanlardaki hayat ölçünlerinin eskiye nazaran düşüşü, onları karamsarlığa ve mutsuzluğa itmiştir.

Ancak bilinen bir gerçek var ki; yaşam acısıyla tatlısıyla, bütün olumsuzluklarıyla devam etmekte ve bu süreçte insanların mutlu olmak adına olumsuzluklara rağmen inadına olumlu düşünebilmeleri oldukça önemlidir. Özellikle insanlığa erdem olmuş olan duyguları alabildiğine yaşamak ve yaşatmak için saygı, sevgi, hoşgörü çerçevesinde olayların pozitif yönlerini almalı ve pozitif düşünmeye odaklanmalıyız. Dünyada belki de en kolay yapılan şey eleştirmek, gelişen olaylara karşı olumsuz tavırlar alabilmek ve bir şeyler altında bir şeyler aramaktır. Ya da bir şeyleri hep başkalarından beklemektir. Özellikle insanlığın muhatap olduğu sanal dünya, bu durumlara adeta çanak tutmaktadır. Kitle iletişim araçlarından her gün insanlığa servis edilen olumsuz içerikli haberler, insanların olaylar karşısındaki olumlu düşünebilme yetilerini büyük oranda kırabilmektedir. Ayrıca günümüz insanlarının bu olumsuzluklar neticesinde tahammül sınırlarının da her geçen gün giderek düştüğüne maalesef şahit olabilmekteyiz.

Oysaki olayların oluruna bakabilmek, olaylar ve düşünceler karşısında yapıcı tavırlar sergileyebilmek; insan olarak taşınabilecek en büyük erdemlerdendir.     “Devamı Haftaya”   

www.gemerekhaber.com www.gemerekgundem.com.tr