mehmetguclu2603 @ gmail.com

ATAERKİL ’den… ÇOCUKERKİL’ e…

            Değişimde göze çarpan en büyük çarpıklıklardan bir tanesi de hiç şüphesiz ki son dönemlerde toplumumuzda vuku bulan Türk aile yapısındaki çarpıklıktır. Türk aile yapısı, Doğu medeniyetinin hamuruyla yoğurulmuş, onun kültürel değerleriyle şekillenmiş ve bu yönde toplumunu inşa etmiş bir yapıdır. Türk Milleti; dünya sahnesinde her daim yer alan kadim bir medeniyet olabilmesinin en temel özelliğini, bünyesindeki aile yapılarına borçludur. Aile yapılarının sağlamlığı, aynı doğrusal paralellikte güçlü ve kalıcı toplumları oluşturmuştur.  Tarihsel süreç içerisinde bu durumun önemini içselleştirmiş, özümsemiş ve bir şiar olarak benimsemiş olan Türk toplumunda ailenin yeri ve önemi diğer milletlere nazaran oldukça farklıdır. Çünkü millet olarak Türk milleti, her dönemde toplumun bekasını ve çıkarlarını her türlü çıkarın üzerinde tutmuş ve bu öngörüyle de aile oluşumunda oldukça seçici davranmıştır.

Toplumumuzdaki aile yapısında, bireyler arasında sarsılmaz ve çözülmez gizil bağlar mevcuttur. Bu bağlar, bireylerin birbirinden kopmasını engellemekte ve onları bir olma noktasında birleştirmektedir. Ancak günümüzde bu bağların gittikçe zayıfladığı, Türk aile yapısının zamanla değişkenliklere maruz kaldığı bariz bir şekilde görülebilmektedir.

Günümüzde ebeveynler arasında taklitçiliğin, abartının ve mükemmeliyetçiliğin ayyuka çıktığı şu dönemlerde Türk geleneksel aile yapısı olan “ataerkil” aileden tabiri caizse çocuk merkezli “çocukerkil” ailelere doğru durdurulamayan bir yönelim görülebilmektedir. Özellikle de yeni nesil ailelerde erkillik çocuğa indirgenmiş durumdadır ve toplum için hiç de alışık olunmayan bir aile yapısı ortaya çıkmaktadır. Sanki “Dünya’nın merkezinde sadece onların çocukları var ve Dünya bu çocukların çevresinde dönüyor” gibi müthiş bir algı ebeveynlerimizin başını döndürmektedir. Genel anlamda bu tip ailelere “helikopter aile” denilmektedir. Yani aile adından da anlaşılacağı üzere çocuğunun üzerine kapanmış bir helikopter gibi sürekli tepesinde dönmekte ve onu izlenim altında tutmak istemektedir. Bu tip ailelerde çocuk haliyle sorumluluklarından bihaber ve aileye tam bağımlı olarak yetişmektedir. Çünkü ebeveynler, çocuğun her şeyi konumundadır. Hatta çocukları için en sağlıklı kararları kendilerinin vereceğini düşünerek çocukları hakkında sürekli kendileri tercihte bulunmaktadırlar. Çocuğun gelişimi itibariyle yapması gereken işler, ödevler, görevler, sorumluluklar çoğunlukla ebeveynler tarafından tam bir mükemmeliyetçilikle yerine getirilmektedir. Ebeveynler, çocuklarını bu tarz bir yetiştirme sistemine alıştırdıklarından çocuk da aileye tam bağımlı olarak yetişmekte ve ailesiz bir şey yapamaz duruma gelmektedir. Aynı zamanda ailede de buna benzer bir kanı oluşmaktadır. Bundan dolayı ebeveynler, aşırı endişeli ve korumacı bir yapıya bürünmektedirler.       “Devamı Haftaya”

www.gemerekhaber.com www.gemerekgundem.com.tr