mehmetguclu2603 @ gmail.com

AYLARIN SULTANI “RAMAZAN”

            İnsanoğlu; ruh ve beden olmak üzere iki farklı yapıdan oluşmaktadır. Tabi ki bu farklı yapılar yaratılış gereği varlıklarını sağlıklı bir şekilde devam ettirebilmeleri için ihtiyaca tabidirler. Yani insanın bedensel ihtiyaçları olduğu gibi ruhsal ihtiyaçları da vardır ve mutlaka karşılanması gerekmektedir. Bugün dünya genelinde çığ gibi büyüyen psikolojik rahatsızlıkların hemen hepsinin ortak kaynağı ruhsal tatminin sağlanamamasındandır. Nasıl ki yemek yemek, su içmek fiziksel bir ihtiyaç ve mecburiyetse insanoğlu için “inanmak” da aynı derecede bir ihtiyaçtır. Kimileri inanarak, kimileri severek, kimileri dua ederek, kimileri konuşarak, kimileri takdir edilerek, kimileri sevilerek, kimileri de ibadet ederek manevi yönden doyuma ulaşmaya çalışırlar.  

Ramazan ayı; bünyesinde barındırdığı manevi yoğunluktan, bolluk ve bereketinden, insanlığın nasiplenmesi için sunmuş olduğu sınırsız feyz ve faziletlerinden, manevi hazdan ve inananlara vermiş olduğu tarifi mümkün olmayan gönül huzurundan dolayı Müslümanlar nezdinde müstesna bir yere sahiptir.   

Hicri takvime göre yani ay takviminin dokuzuncu ayı olan, üç aylar olarak tabir ettiğimiz ve İslam âlemince kutsal sayılan ayların da sonuncusu olan oruç ayı, Ramazan ayı olarak geçer. Tanımda da bahsettiğimiz gibi Ramazan ayı, Hicri takvime göre hesaplanır. Hicri takvim, bizim şu an kullandığımız Miladi takvime kıyasla gün olarak daha kısadır. Aralarında 11 günlük bir fark vardır. Takvimler arasındaki bu farktan kaynaklı Ramazan ayı, her sene Miladi takvimde bir önceki yıldan ortalama 11 gün daha önce gelmektedir. Bu durumdan dolayı Ramazan ayı her sene gün olarak farklı zamanlara denk gelir. Ortalama 32-33 yılda bir aynı döneme tekabül ettiği büyüklerimizce de söylenmekte ve matematiksel olarak da bilinmektedir.

            Kur’an-ı Kerim’in ilk ayetleri bu ayda indirilmiştir ve Cenabı Allah, bu aya erişen inanan Müslümanların oruç tutmalarını emretmiştir.  “O Ramazan ayı ki insanları hidayete ulaştıran Kur’an, hak ile batılı birbirinden ayıran apaçık ayetler halinde onda indirildi. Onun için sizden her kim bu aya yetişir ise oruç tutsun.” (Bakara-185) Ramazan ayında Müslümanlar, güneş doğmadan önceki imsak vaktinde başlayıp, akşam güneş batımına kadar yeme-içmeden ve günahlardan uzak durarak oruçlarını ifa ederler. Yüce dinimiz İslam fecre kadar, beyaz iplik siyah iplikten seçilinceye kadar yiyilip içilebileceğini sonra da ertesi akşama kadar orucu layıkıyla tutulması gerektiğini emretmektedir.

                                                                                                                  “Devamı Haftaya”

 

 

 www.gemerekhaber.com www.gemerekgundem.com.tr