mehmetguclu2603 @ gmail.com

ÇOCUK OYUNLARI

Geçen haftaki yazımızda çocuk oyunlarında zamanla meydana gelen çok yönlü değişikliklerden bahsetmiştik. Günümüz çocukları, ilerde değineceğimiz çeşitli faktörlerden dolayı açık alan oyunlarından ziyade iç mekânlarda, hazır oyuncak ya da cihazlarla eğlenmeyi tercih eder olmuşlardır. Özellikle bilgisayar, televizyon, telefon ve tablet oyunları çocukların vazgeçilmezleri konumuna gelmiştir. Bu oyunları tercih eden ve zamanlarının büyük bir bölümünü bunlarla geçiren çocuklarda başta dikkat eksikliği, göz bozuklukları ve hiperaktivite olmak üzere çeşitli rahatsızlıklar görülebilmektedir. Şöyle ki; çocuklar bu cihazlarla hareketli vakitler geçirme sürecinde oradaki oyunu görsel, işitsel ve zihinsel olarak birebir yaşamaktayken; fiziksel olarak yaşayamamaktadırlar. Bu sırada çocuklarda inanılmaz bir gizil güç (enerji) birikimi oluşmaktadır. Çocuk sanal oyunlarla sahip olduğu bu gizil güç birikimini bir şekilde boşaltmak zorundadır. Eğer çocuk bunu herhangi bir şekilde dışarıya atamıyorsa işte o zaman sıkıntı başlıyor demektir.

Örneğin okullarda, sınıflarda, evlerde hiç yerlerinde duramayan, hemen her şeyden çok çabuk sıkılan çocukları artık günümüzde çok fazlaca görür olduk. Bu çocuklar sokaklarda, mahalle aralarında, oyun parklarında (varsa tabii) oyun oynayamadıkları için yani bünyelerinde var olan birikimlerini atamadıkları için çocuklara günümüzün hastalığı olan “Hiperaktiv Çocuk” tanısı konmaktadır. Bu tarz çocuklar oldukça hareketlidirler. Kurallara, önem sıralarına ve aşama sıralarına istemsiz olarak ya uyamamaktadırlar ya da uymakta güçlükler çekmektedirler. Yine böyle çocuklarda dikkat bozukluğu da gözlenmektedir. Yani bulundukları ortamlarda uyum sorunu yaşamaktadırlar. 

Çocuk oyunlarından mahrum kalan, doğal olarak bu eğlenceyi yaşayamayan çocuklar akranlarıyla da sağlıklı iletişimler oluşturamamaktadırlar. Çünkü bu çocuklarda dürtüsellik ön plana çıkmaktadır. Yani çocuk hiç düşünmeden aklına geleni hemen yapmaktadır. Sonuçlarının neye varacağını kestirememektedir. Çocukta kazanma hırsı her şeyin önüne geçebilmektedir. Özellikle şiddet içeren sanal oyunlarla vaktinin büyük bir kısmını geçiren çocuklarda saldırgan tutumlarda görülmektedir. Çocuk, kendisini arkadaşlarına vurarak ifade etmekte, o şekilde kabullendirmek istemektedir.

Bir nevi bu durumlara çözüm yolları bulunmazsa çocuklarda teknoloji bağımlılığı baş göstermektedir. Çocuklarımız bizlerin istikbali ve geleceğidirler. Onların göz göre göre sanallaşmalarına, kendilerini toplumdan, akranlarından, ailelerinden soyutlamalarına ve en önemlisi sevgisiz yetişmelerine müsaade edilmemelidir. Bunun için mümkün olduğunca aile içi iletişim artırılmalı, çocuklarda sanal oyunlar yerine doğal çocuk oyunları özendirilmelidir.

                                                                                              “Devamı Haftaya”

www.gemerekhaber.com www.gemerekgundem.com tr