mehmetguclu2603 @ gmail.com

ÇOCUK OYUNLARI

            Üzülerek beyan etmek gerekirse günümüzde hemen her alanda süregelen kültürel yozlaşma, maalesef çocuk oyunlarına da sirayet etmiştir.  Özellikle yöresel çocuk oyunlarının son 15-20 yıllık süreç içerisinde çocukların eğlence alanlarına girmediği çok acı bir gerçekle gözlenmektedir.

Örneğin duyanlarımız bilirler,(1920-1940 arası) dedelerimiz zamanında koyunların ve keçilerin arka bacaklarında bulunan dört yüzlü kemikle aşık oyunu oynanırmış. Bu oyun hiçbir yozlaşmaya ve değişime maruz kalmadan babalarımız dönemine de(1940-1960 arası) ulaşmıştır.  Daha sonraki abilerimiz, bizler ve kardeşlerimizin kuşağında (1960-2000’li yıllar arası) bu oyun kullanılan araç bakımından biraz değişerek aşık yerine bilye ile oynanmaya devam etmiştir. Nitekim günümüz kuşağı yani çocuklarımız bilye oyununu oynamamaktadırlar. Tamam, şunu anlayabilirim gelişen teknoloji çocuk oyunlarını ve oyuncaklarını da değiştirmiştir. Olabilir. Hadi diyelim ki çağın gereklerine de uyduk ancak; durum çok farklı. Çocuklar zaten sokakta bilye oynamadıkları gibi en azından bu kültürü yaşatmak adına bilye oyununu tabletlerinde de oynamamaktadırlar. Yani bizim dönemimizde ve daha önceki dönemlerin vazgeçilmezi olan bu oyunlar, bıçak keser gibi günümüz çocuklarına yansıyamamıştır. Bu örnek çocuk oyunları içerisinde sonu gelenlerden sadece bir tanesi.

Düşünebiliyor musunuz? Bir nesil bu oyunlarla tanışamadan, oynayamadan büyüyor ve büyüyecek. Sizce de bu durum bir sorun değil de nedir? Bu sorun günümüzde okullarda verilen çocuk oyunları kurslarıyla giderilmek ya da telafi edilmek istense de çocuğun doğal alanına nüfus edemediği için ve çocuk her daim o ortamı bulamadığı için çocukta kalıcı ve sürdürülebilir bir durum oluşturamamaktadır. Çünkü çocuk oyunlarının belirli bir zamanı, düşüncesi ve sınırı yoktur. Çocuklar birbirlerini bulduktan sonra zaman ve yer çok fazla önem arz etmemekle beraber oyuna doğaçlama başlanır ve oyun ne zaman bozulursa ya da bitirilmek istenirse o zaman bitirilir.

Çocuk oyunlarındaki bu tarz değişimlerin, yok olmaların sebepleri arasında çocuk ilgilerinin değişimi, gelişen teknoloji sayesinde çocuğun eve bağlanması ve teknolojik cihazlarla zamanını daha fazla geçirmesi, çocuğa oyun için ayrılan zamanın azlığı, ailelerin aşırı korumacı davranışları gösterilebilir. Bu durumların yanı sıra sürekli betonlaşan alanlar, oyun için gerekli açık alanlara, oyun parklarına gereken duyarlılığın gösterilmemesi. Özellikle belediyecilik hizmetlerinde bu tarz hizmetlerin hep göz ardı edilmesi ya da tasarımlarda çok sığ kalması gibi durumlarda etkilidir.                                                           “Devamı Haftaya”