mehmetguclu2603 @ gmail.com

ÇOCUK OYUNLARI

Yöremizde aşıklarla, taşlarla, çomaklarla oynanan oyunlarımız günümüzde yine aynı oyun şekli ile daha çağcıl aletlerle oynanmaktadır. Bazıları ise yeni nesillere aktarılamadan unutulma sürecine terk edilmiş, akran sohbetlerinde bir anı olarak kalmışlardır. Yaşam biçimindeki, beğeni ve isteklerdeki değişimler, uygulayımbilimdeki (teknolojideki) yenilikler çocuk oyunlarının da değişimine vesile olmuştur. Bu durum, çocukların spor olarak yapmış oldukları uğraşlara da yansımıştır. Geçmişte çocuklar sporda uğraş olarak daha çok “güreşle” ilgilenirken; günümüzde çocukların futbol, basketbol, bilardo, masa tenisi, yüzme vs gibi değişik sporlarla ilgilendikleri görülmektedir.

Yöremizdeki çocuk oyunlarının niteliğine baktığımızda bazı oyunlarda takımın birisi saldırırken, diğerinin savunmada kalarak mücadele ettiği yani kısacası savaş niteliğinde olduğu; bazılarının ise akıl ve mantık yürütmeye, güce dayalı olmakla beraber, bazılarının da cinsiyete dayalı oyunlar olduğu görülmektedir. Bu oyunlardan bazıları tek tek oynanabileceği gibi özellikle takım olarak ikişerli guruplarla oynanan oyunlar daha da yaygındır.

Yurdumuzun çeşitli bölge ve yörelerinde ve yöremiz genelinde günümüz çocukları tarafından oynanmadığı için unutulmaya yüz tutmuş geleneksel bir çocuk oyununu anlatmakla sizleri birazcık çocukluk dönemlerinize götürmek istiyorum.

Gommeli Çelik Oyunu: Yumuşak bir tarlada en az dört kişi ile oynanan eğlenceli bir oyundur. Araç olarak bir adet çelik ve her oyuncuda da birer adet değnek bulunur. Oyuncular kişi sayısına göre kare, beşgen, altıgen şekillerinde dizilirler. Her oyuncunun kalesi vardır. Herkes, sırayla karşısındaki oyuncuya çeliği atar. Karşıdaki eğer çeliğe vurmayı ve bayağı da uzağa atmayı başarırsa çeliği ilk başta eliyle atan oyuncu, çeliğin peşine gider. Diğer oyuncular, bu giden kişinin evini değnekleriyle kazarlar.

Oyuncuya yakalanmadan hemen tekrar evlerine kaçarlar. Çeliği alıp gelen oyuncu yine karşı tarafa eliyle çeliği atmak zorundadır. Eğer diğer oyuncu yine çeliğe vurursa aynı şeyler yapılır. Eğer oyuncu çeliğe vuramazsa bu kez çeliği arkadaşına atma sırası kendine geçer. Oyun bu şekilde devam eder.  Belli bir zaman diliminden sonra ya da daha önceden belirlenen bir nesnenin boyuna kimin kuyusu ulaştıysa oyun bitirilir. Kuyusu en fazla eşilmiş olan oyuncunun elleri bağlanır ve kuyuya indirilir. Üzeri toprakla diz kapaklarına kadar doldurularak çiğnenir. Belli bir vakit kaldıktan sonra tekrar çıkartılır.