mehmetguclu2603 @ gmail.com

GÖRGÜ

Toplum içerisine öteden beri yerleşmiş olan ve toplum olarak uyulması gereken; ayrıca bireyler arasında saygı ve incelik gerektiren davranış kurallarının bütününe görgü denilmektedir. Görgü insan davranışlarını denetleyerek, ona toplum içerisinde uygun davranışı sergileyebilme imkânı ve fırsatını sunabilmektedir. Bireyler yaşadıkları toplum içerisindeki davranış bilgilerini, doğaçlama olarak görgü bütünlüğünden alırlar. Görgünün toplum nazarında işlevsel olabilmesi ve toplumu bir ahenk içerisinde biçimlendirebilmesi için onun kurallar bütünlüğü içerisinde olması gerekmektedir. İşte toplumda insan ilişkilerini düzenleyen, toplumun sağlıklı, uyum içerisinde yaşamını devam ettirmesini sağlayan bu kurallara görgü kuralları denilmektedir.  

Görgü kuralları, toplum tarafından denenerek elde edilen ve nesilden nesille kendiliğinden aktarılabilen bilgi ve deneyimlerdir. Bu ifadeden yola çıkarak görgü kurallarının bilimsel açıdan aktarımının, öğretiminin yani teorik yönünün olmadığını söyleyebiliriz. Görgü, adından da anlaşılacağı üzere görerek/görülerek, uygulamalar sonucunda ders alınarak, bireylere örnek olunarak toplumun geleceğine aktarılır. Sözlü olarak aktarılan görgü kurallarının bireye davranış olarak kazandırılması oldukça güç olmakta ve bu kazanım birey nazarında da tamamen etkisiz kalabilmektedir. Örneğin en önemli eğitim kurumları olan okullarımızda öğrencilere okul ve sınıf kurallarını sıralamaları istendiğinde kesinlikle ilk 5 madde içerisinde “Yerlere çöp atılmaz” ifadesi yer almaktadır. Neden? Çünkü her fırsatta özellikle de bu alanda sergilenmekte olan olumsuz davranışlar neticesinde, okul bu kuralı paydaşına sürekli hatırlatmak durumundadır. Ancak hal böyle iken öğrencilerde maalesef çevreyle ilgili bu olumsuz davranışın oluşumu bir türlü söndürülememektedir. Çünkü başta toplum olarak bu olumsuz alışkanlıklardan vazgeçilmediği sürece, yetişen yeni nesil de örnek alabildiği kesimi gözlemleyerek aynı davranışları mutlaka sergileme eğiliminde olacaktır.

Görgü kuralları ancak bilinçli, uyumlu, görgülü bireyler sayesinde toplumda hayat bularak toplumu güzelleştirebilecek ve geleceğe de bu yönde faydalı hizmetler verebilecektir. Bu durumda önemli olan bireyin gelecek kuşaklara örnek insan olarak kendisini addedebilmesidir. Kişi yaşamı, giyimi, işi, iş ahlakı ile söz ve davranışları ile kısacası her haliyle başta ailesi ve sorumlu olduğu çevreye sonra da insanlara örnek olması gerektiğini bilmelidir. Bireyin sadece ve sadece dinimizin de emretmiş olduğu o güzel ahlakı, kendi hayatında yaşayabiliyor olması gelecek adına yeterli sayılacaktır. Çünkü birey, doğası gereği mutlaka büyüğünden gördüğü görgüyü yaşamında uygulamaya meyilli olacaktır. “Devamı Haftaya”