mehmetguclu2603 @ gmail.com

KİMLİK

            Geleneksel toplumlarda kimlik bunalımları veya sorunları kesinlikle yoktur. Çünkü bu durumu doğuracak, birbiriyle çelişecek kısacası sorun oluşturabilecek yapılar toplumda mevcut değildir. Genelde bu tarz toplumlar kültürel anlamda dışa kapalı, dünyadaki küresel süreçten ya hiç etkilenmeyen ya da çok sınırlı derecede etkilenen toplumlardır. Zaten sınırlı derecede oluşan etkilenmeler de toplum yapısını bozamadan o ülkenin kültürel değerleri içerisinde özümsenerek kültürel bir zenginlik olarak o toplumun kültür hazinesine dahil edilebilmektedir. Aslında mevcut olması gereken kültürlenme olayı, bu şekilde toplumlarda kendiliğinden gerçekleşmesi yönünde olmalıdır. “Gelişmiş ülkeler her yönleriyle, her alanda mükemmeldirler ve ne yaparlarsa, ne söylerlerse kesinlikle doğrudur.” Düşüncesinden bir an önce kimi ülkelerin sıyrılmaları gerekmektedir. Çünkü bu düşünce insanlarda sorgusuz sualsiz her problemin çözümünün Batı’da olduğu ve mutlaka buradan alınması gerektiği algısını oluşturmaktadır. Bu algıyla milletler ülkelerinin kapılarını her alanda ağzına kadar açabilmekte; bunun sonucunda da kültürel anlamda istilalara maruz kalabilmektedirler.

Toplumlarda küresel süreç içerisinde gelenekçilikten modern anlayışa doğru zamanla eğilimlerin olması kimlik sorunlarını da beraberinde getirmiştir. Çünkü gerek kuşaklar arası çatışmalar, gerek toplum kültüründeki yozlaşma hareketleri özelde bireylerde, genelde de toplumda kimlik sorunlarının oluşmasını tetiklemiştir. Toplumlarda kimlik sorunları genelde bireylerin gelişmiş milletlerle kendi konumlarını kıyaslamalarından; ayrıca basın ve kitle iletişim araçları aracılığıyla insanlarda merak, özen ve hayranlık tarzı kimi durumların oluşturulması neticesinde başlayan küçük kopmalarla kendisini gösterebilmektedir. Hele hele kimi toplumlarda vatandaş olarak hiç de tasvip etmediğimiz ve insanlarına yakıştıramadığımız bir “aşağılık karmaşası (kompleksi)” algısını ne yazık ki görebilmekteyiz. Bu durum; bireyin kendisini, ülkesini emsallerinden daha aşağı bir konumda görmesine; sahip olduğu kimi değerleri saçmalık olarak nitelendirmesine neden olan bir karmaşadır. O toplumların algılarında hayranlık kaynaklı oluşan/oluşturulan “Aşağılık Karmaşası (kompleksi)” durumu, seviye olarak; aslında bireyde var olan toplumsal kimliğin yok edileceği, en son algısal aşamadır. Yani bireyin toplumsal kimliğinin sonlanacağı, kurtarılamayacak seviyeye getirildiği; bundan dolayı da milletler için en tehlikeli olan aşama, işte bu seviyedir. Yine gelişi güzel, yakışıp yakışmadığına bakılmaksızın sırf “moda” denilen olgunun, modern dünyanın insanlarına sözde özgürlük algısıyla dayatmış olduğu giysileri giymek, üzerinde ne yazdığını dahi bilmeden ya da “marka takıntısı” algısıyla kapitalist güçlerin gönüllü reklamcılığını dolaylı olarak yapmak, ya da yeni tip konuşma tarzları vs. bunların bütünü; o milletteki hep bir boşluğun doldurulma arzusu, hep bir arayışın kanıtıdır. “Devamı Haftaya”

www.gemerekhaber.com www.gemerekgundem.com.tr