mehmetguclu2603 @ gmail.com

KÜLTÜREL YOZLAŞMA

            Toplumların yaşam süreci içerisinde kendi kültürel değerlerinden koparak başka milletlerin kültürlerine özen ve merak sarmaları sonucunda farkına dahi varamadan birçok alanda o toplumlara benzemesi ya da özenmesi olayına yozlaşma denilmektedir.

Nasıl ki milletleri millet yapan değerler (dil, din, tarih, musiki vs) var ise toplumları da birlik, beraberlik, bir bütün içerisinde mutlu ve huzurlu olarak devamlılıklarını sağlıklı sürdürmelerini sağlayan öteden beri süregelen çeşitli nomlar ve kurallar vardır. Yine bu kapsamda toplumsal yaşamın olmazsa olmazı olan toplumsal ve ahlaki değerler de mevcuttur. Toplum nazarında uygulanan kurallar ve teamüller, kanunla şekillenmiş olmayıp yazısız kurallardır. Ancak sağlam toplumlarda yaptırımı oldukça etkilidir.   Bu bağlamda toplum olarak çoğunluğun yazısız kurallara uyması, toplumda düzen ve devamlılığı sağlamaktayken; uymaması sonucunda da toplumsal çözülme meydana gelmektedir. Yani o toplumdaki toplumsal birlik bozulmakta bunun yerine o toplumda; bireysellik, bencillik, özenti, çıkar gibi faktörler öne geçmektedir. Bu andan sonra artık o toplumun büyük bir kesimi için sosyal normlar ve kültürel değerler belirli bir anlam ifade etmemeye başlamakta ve o toplum kültürel olarak maalesef birçok alanda yozlaşmaya müsait bir toplum haline dönüşmektedir.

Toplum olarak Türk toplumu da ne yazık ki başta yukarıda sıraladığımız gerekçeler dâhilinde kültürel anlamda hızlı bir yozlaşma sürecine dahil olmuş durumdadır. Bunda tabi ki ülkemizin coğrafi konumunun büyük etkisi bulunmaktadır. Çünkü Türkiye, Doğu ve Batı medeniyetleri arasında bir köprü görevini üstlenmektedir ve bunun sonucunda da ister istemez farklı kültürlerden de etkilenmektedir. Zaten kültürlerin birbirinden beslenip etkilenmesi son derece doğaldır. Üç kıtaya hükmeden atalarımız çok farklı kültürlerle hemhal olmuşlar, etkilendikleri kültürleri hazmederek kendi kültür bünyelerine kazandırmışlardır. Bu şekilde her alanda çok zengin bir Türk kültürüne sahip olmuşlardır. Örneğin Türk mutfağı Dünya’da sayılı 3 mutfak arasındadır. Keza dilimiz de aynı üne sahiptir.

Peki ya yanlış olan nedir? Yanlış olan; başka kültürlerden etkilendiklerimizi sorgusuz sualsiz almak ve uygulamaya tabii tutmaktır. Başka kültürlere olan merak ve özen duygusunun hat safhalara ulaşması sonucunda bu durumun insanlarımızı kör etmesi. Öyle ki özenti sonucu kazandığımız bazı hallerin; Türk kültürü ve kimliğiyle, Türk aile yapısıyla doğal olarak bağdaşmaması sonucu üzerimizde aşırı derecede sırıttığını, yakışmadığını göremez olmuşuz. En kötüsü de mevcut durumda bizde var olanlarla; başka kültürlerden aldıklarımızı yer değiştirmeye çalışmak, yerine koyma çabaları olmuştur. Bu durumu da en fazla güzel dilimiz Türkçe ’deki kelimelerimizin yabancı kelimeler tarafından aleni olarak istila edilişinde yaşamaktayız.                                                                          “Devamı Haftaya”

 www.gemerekhaber.com www.gemerekgundem.com.tr