mehmetguclu2603 @ gmail.com

MİRAS BIRAKILANLAR VE UNUTTUKLARIMIZ

            Gelenekler genellikle toplumda inançla yoğrularak yıllar yılı devam eden geçerlilik ve gereklilik özelliklerini her dönem muhafaza etmişlerdir. Geleneklerin geçerliliği göreneklere nazaran daha kuvvetlidir. Bunlar bizlerin yazılı olmayan kurallarıdır. İnsanlar, geleneklere uyarak iyiye, doğruya ulaşılacaklarını, işlerinin rast gideceğini bilirler ve buna inanırlar. Zaten bu teamüller, yılların deneyimini bünyelerinde barındırdığı için Türk milletinin karakterine en uygun hale gelmişlerdir.

            Bir milletin kendisine has gelenek ve görenekleri onu başka milletlerden ayıran en önemli değerleridir. Her millet gibi Türk Milleti olarak bizim de kendimize has gelenek ve göreneklerimiz mevcuttur. Bundan dolayı bizim değerlerimiz başkalarına; başkalarının değerleri de bizlere oldukça tuhaf gelebilmektedir. Eğer sizlerde de bu durum bu şekilde hâsıl oluyorsa endişeye kapılmanıza hiç gerek yok. Çünkü bu durumun bu şekilde tezahür etmesi son derece normaldir ve doğaldır. Asıl bunun aksi bir durumu mevzu bahis olduğunda eğer ki insanlar tepkisiz kalıyorsa işte orada bir sıkıntı var demektir. Başka milletlerin kültürel değerlerini ne kadar da benimsemeye çalışırsak çalışalım; bu durum çoğu zaman halk nezdinde gerekli itibarı bulamamaktadır. Toplum üzerinde bir emanet gibi, yapmacılıktan, taklitçilikten ileri gidememektedir. Çünkü Türk milletinin yapı taşlarını oluşturan bizim değerlerimiz kendisine özgüdür ve başka milletlerin gelenek ve görenekleriyle bağdaşamazlar.

            Ayrıca yukarıda sıralamış olduğumuz durumlar gelenek ve göreneklerimizin yapısına da ters bir durum arz etmektedir. Çünkü gelenek ve görenekler nesilden nesile gayri ihtiyari olarak öğrenme yoluyla intikal edile gelen değerlerdir. Ancak başka milletlerden görülerek alınmak istenen, benimsenmek istenen gelenek ve görenekler kuşaktan kuşağa doğal olarak geçmediğinden; tabiatıyla direkt olarak alındığından ya da dayatıldığından milletin huzurunda kabule şayan bir etki oluşturmamaktadır.

Tabi ki bu kabullenmeme durumu toplum adına yapılan ısrarcı faaliyetlerle kırılabilmektedir. Milletlerin ister istemez birbirleriyle kurmuş oldukları ilişkilerden dolayı toplumlar arasında bir kültür alışverişi gerçekleşmektedir. Her millet başka milletlerin gelenek ve göreneklerine saygılı olmak zorundadır. Ancak saygılı olunmak adına göz göre göre başka milletlerin gelenek ve göreneklerinin koşulsuz şartsız kabul edilip kimliğimize sirayet etmesine; kendi değerlerimizi yozlaştırıp onların yerini almasına da müsaade edilmemelidir.

                                                                                             “Devamı Haftaya”

www.gemerekhaber.com www.gemerekgundem.com.tr