mehmetguclu2603 @ gmail.com

MİRAS BIRAKILANLAR VE UNUTTUKLARIMIZ 3

            Geçtiğimiz haftalarda geleneklerimizin özelliklerinden, öneminden; bütünlüğümüz, beraberliğimiz için gerekliliğinden söz etmiştik. Kendimize özgü bölge bölge, yöre yöre birbirinden güzel ve özel olan sayısız geleneklerimiz mevcuttur. Örneğin kurban geleneklerimiz, bayram geleneklerimiz, kandil geleneklerimiz, askerlikle ilgili adet ve uygulamalarımız, sünnetle ilgili geleneklerimiz, doğum ve ölüm geleneklerimiz, yeni alınan taşınmazlarla ilgili geleneklerimiz, nazar ve adetleri, yağmur duası adetleri, adaklarla ilgili adetler vs. daha birçok geleneğimiz bulunmaktadır. Bu gelenekler yüzyıllar boyu kuşaktan kuşağa aktarılarak günümüze ulaşan değerlerdir.

            Göreneklerimiz ise isminden de anlaşılacağı üzere insanların birbirinden görerek öğrendikleri, davranışa dönüştürdükleri adetler, usuller, hareket ve davranışlardır. Görenekler, toplumda yaptırım gücü en zayıf olan değerlerdir. Sürekliliği her nesil görülmeyebilir.  Bunların günlük yaşantımızda insan ilişkilerini düzenlemede geçerliliği yüksektir.  Göreneklerimizin temelinde hiç kuşkusuz insanlar arasındaki karşılıklı saygı duygusu yatmaktadır. Ahlaklı davranma ve ahlaklı olma ön şarttır. Hasta ziyaretleri, misafirliğe gitmek ya da misafirlere hürmet etmek, büyüklerin yanında edepli oturmak, büyüklerin elini öpmek, yaşlılara, engellilere yer vermek, komşu ve akraba ziyaretleri, onlarla bayramlaşma, iş yapana “kolay gelsin” deme, kişilerle karşılaşmalarda selamlaşmak, hal hatır sormak ve bunun gibi insan yaşamını ve ilişkilerini güzelleştiren, düzenleyen hal, hareket ve sözlerin hepsi görenektir.

            Gelenek ve göreneklerimiz kültürü oluşturan öğeler arasında yer almaktadır. Bundan dolayı insanlarda bağdaştırıcı, kaynaştırıcı etkiye sahiptir. İnsanların toplumda birlik, beraberlik, yardımlaşma ve dayanışma duyguları içerisinde yaşamalarına büyük anlamda destek olur. Bu değerler, kültürümüzün yaşatılması, gelecek kuşaklara aktarılması ve muhafaza edilmesi bakımından oldukça önemlidir.

            Kimi çevrelerce bazı gelenek ve göreneklerimiz için “artık bunlar çağ dışı, günümüze hitap etmeyen uygulamalar, yeniliğe kapalı, gelişme karşıtı” gibi yaklaşımlar yapılarak bu yönde toplumda farkındalık oluşturulmak istenmektedir. Bu tarz yaklaşımlar son derece yanlıştır. Çünkü daha önce de belirttiğimiz gibi bu değerler, bünyesinde yılların tecrübesini barındırmaktadır ve her dönemde tema aynı kalmak kaydıyla kendilerini yenileyebilme özelliklerine sahiptir. Zaten bu özelliklerinden dolayı Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan ve günümüzde hala yapılmakta olunan geleneklerimiz yok mu?

                                                                                              “Devamı Haftaya”