mehmetguclu2603 @ gmail.com

MİRAS BIRAKILANLAR VE UNUTTUKLARIMIZ

            Yüce dinimiz İslam, insana ve insanlığa çok büyük önem ve değer vermiştir. Yüce Allah, yaratmış olduğu insanoğluna kendisinde var olan sıfatların çok cüzi, zerre derecelerini vermiştir. Ona akıl, fikir, irade ve ilim bahşetmiştir. Kısacası Cenabi Allah insanı, yaratılmışların en şereflisi ve en mükemmeli olarak yaratmış, onu merkeze almış ve diğer yaratılan bütün nimetleri ve varlıkları da onun emrine lütfetmiştir.

O yüzden akıllı insan kendisini bilen, yaratılış gayesini kavrayan insandır. Bu durumun bilincinde olan ceddimiz her davranışında, her sözünde, her uygulamasında kısacası her alanda insana ve insanlığa saygıyı esas almak kaydıyla, bu durumu göz önünde bulundurarak kararlarını almış, gelenek ve göreneklerini, genel anlamda da kültürünü oluşturmuş ve uygulamıştır. Bundan dolayı gelenek ve göreneklerimizin temelinde ahlaki saygı, nezaket kuralları ve samimiyet hat safhadadır. Özellikle muhatap alınan kişilerin hoşnutluğu; cinsiyet, yaş ve ırk ayrımı gözetmeksizin gönül kırmanın adeta yasak olması; yardımlaşmanın, dayanışmanın her alanda ve her fırsatta görülmesi gelenek ve göreneklerimizin en önemli özelliklerindendir. Şimdi sizlere Türk kültüründe var olan ve kısa bir zamana kadar uygulanmaktayken maalesef günümüzde unutulmuş o nadide gelenek ve göreneklerimizden bazılarını hatırlatmak istiyorum.

Kapı Tokmakları : Atalarımızdan süregelen geleneklerimizin çoğunda olduğu gibi bu teamüller inançla yoğrulmuş haram ve helal süzgeçlerinden geçirildikten sonra uygulamaya dökülmüşlerdir. Eskiden kapılar çift kanatlı tahta kapılardı ve üzerlerinde ev sahiplerini çağırmak için kullanılan biri büyük biri küçük iç içe geçmiş iki halka bulunurdu. Bazı kapılarda da bu halkalar iç içe geçmiş değil de yan yana var olurlardı.

Halkalardan büyük olanı ve dışta olanı daha kalın olur ve tok ses çıkartırdı. İçte olan halka ise kapıya vurulduğunda daha ince bir ses çıkartırdı. Aynı durum iç içe geçmemiş yan yana duran tokmaklı kapılarda da geçerliydi. Genelde sağda olan tokmak daha büyük ve daha tok ses çıkartırdı. Bu tokmağı erkek misafirler kullanırdı. Kapının solundaki ince, küçük olan ve daha tiz ses çıkaran tokmağı ise hanım misafirler kullanırdı. Misafirlerin kullanmış oldukları tokmağın sesine göre ev sahibi dışarıdaki misafirin bayan mı yoksa erkek mi olduğunu anlardı ve ona göre vaziyet alıp misafirini karşılardı.

                                                                                              “Devamı Haftaya”

  www.gemerekhaber.com www.gemerekgundem.com.tr