mehmetguclu2603 @ gmail.com

MİRAS BIRAKILANLAR VE UNUTTUKLARIMIZ

            ZİMEM DEFTERİ: Osmanlı’dan kalma Allah için yapılan en güzel hayırlardan, iyiliklerden ve yardımlaşma geleneklerinden biridir. Zimem defteri, dükkanlarda o dükkana borcu olan insanların listesini gösteren bir defterdir. Günümüzde malumunuz esnaflarda özellikle mahalle esnafında bulunan veresiye defterlerinin aynısıdır. Atalarımızdan bize intikal eden bu durum, geçmiş zamanlarda “Zimem Defteri” olarak adlandırılırdı. Dinimiz yapılan iyiliğin ve hayrın gizli kalmasını ve gizli yapılmasını daha makbul kılmıştır. Bu anlayışta olan ceddimiz, genelde hayır yapacak kimseyi bulamadığı zamanlarda, herhangi bir esnafa gidip zimem defterini çıkarmasını ve rastgele bir sayfayı yırtıp, hesaplamasını isterdi. Esnaf rastgele bir sayfayı açar, borcu hesaplar ve o sayfayı yırtıp atardı. Hayır sahibi de kimin veya kimlerin borcu olduğunu sormadan esnafın hesapladığı borcu öderdi. Bu şekilde ne hayır sahibi, borcunu ödediği insanları tanırdı; ne de borçlu, kendisine yardım eden hayır sahibini bilirdi. Bu sayede taraflar birbirlerinden haberdar olmayarak ola ki hayır sahibinin, o kişi üzerinden zerrece üstünlük kurması, kibirlenmesi ya da müşkül durumdaki kişinin yardımsever kişi karşısında ezilmesi engellenmiş olunurdu. Osmanlı’da genelde bu işler mübarek Ramazan ayında yapılırdı. Hatta öylesi zenginler olurdu ki zimem defterinin tamamını ödemeye talip olurlardı.     

            PENCEREDEKİ ÇİÇEKLER: Atalarımız insan hayatına muazzam derecede saygı duyarlardı. Özellikle pencere önlerinde sergilenen çiçeklerle topluma ince mesajlar verilirdi. Pencere önündeki çiçeklerin renkleri evin genel ahvali ile ilgili bilgileri topluma yansıtırdı. İnsanlarda bu verilen mesajlara istinaden vaziyet alırlar, duruma saygıyla uyarlardı. Örneğin pencere önünde kırmızı çiçekler var ise bu durum “Evde evlenecek çağda bekâr kız var. O yüzden evin yanından geçerken konuşmalarınıza dikkat ediniz, edepli konuşunuz.” Anlamına gelirdi. Bir başka durumda ise eğer ki pencere önünde sarı çiçekler var ise bu da “Bu evde hasta bir insan var. Sokaktan geçerken gürültü yapmayın, taşkınlık etmeyin.” Anlamına gelirdi.

            ASKIDA EKMEK: Türk kültürüne yerleşmiş asırlık bir gelenektir. Sosyal yardımlaşma adına harika bir örnektir. Günümüzde de bazı yerleşim yerlerinde uygulanmakta olan anlamlı bir gelenektir. Şöyle ki;  Fırına gittiğimizde parasını ödeyip aldığımız ekmeklerden 1 tanesi ihtiyaç sahibi insanların alması için tekrar fırıncıya bırakılır. “3 ekmek aldım 1’i askıda” denir. Ya da 2 ekmek alınır, 3 ekmek parası ödenerek 1’i askıda denir.  Bu şekilde fırıncı o ekmeği ihtiyaç sahibi kişiye vermek için ayrı bir yere koyar. İhtiyaç sahibi kişi de gelip “Askıda ekmek var mı?” diye sorar. Fırıncı da kişiye ekmeğini verir. Bu geleneğin tekrardan ve sürekli olarak uygulanması temennisiyle...                   “Devamı Haftaya”    

www.gemerekhaber.com www.gemerekgundem.com.tr