mehmetguclu2603 @ gmail.com

TEMEL DEĞERLER “DİN”

Dinimiz İslam, sosyal adaleti emretmektedir. Sosyal adaleti sağlamak için de hırsızlığı, adaletsizliği, faizi haram kılmıştır. Bunun yanı sıra zenginlerin mallarından bir kısmını fakirlere vermesini emretmiştir. Dinimiz zenginlerin mallarında fakirlerin de hakkının olduğunu ve bu hakların fakirlere verilmesini buyurmaktadır. Zekât yönteminin uygulanmasıyla toplumdaki yoksul zümrelere yardım edilmesi ve bu insanların refah seviyelerinin arttırılması amaçlanmaktadır.

İnsanoğlu zaman zaman hata ve yanlışlar yapabilir, yapmaya da müsaittir. Bu kişi Müslüman olmuş olmamış hiç fark etmez. Atalarımız boş yere dememişler “Beşer, şaşar.” diye. Müslüman insan kusursuz değildir. Hata ve yanlış yapabilme özelliği onun için de geçerlidir. Neticede o da bir insandır. Müslüman bir insanın yanlışlığı ya da hataları çoğu zaman bilinçli bazen de bilinçsiz olarak direkt İslam’a yüklenmekte; o olay İslam’la alakalandırılmak istenmektedir. Hâlbuki var olan kusur ya da hata İslam’da değil, insanda aranmalıdır. Çünkü dinimiz İslam kusursuzdur. Yanlışlıklar ve olumsuz yakıştırmalar İslam’a değil, o hatayı gerçekleştiren insana yüklenmelidir.

Zaten bu tarz algılar özellikle son yıllarda “İslamofobi” adı altında kasıtlı olarak insanlığa servis edilmektedir. Dinimizin yıpratılması adına bu akım desteklenmektedir. Görünüş ve söylemleriyle sözde Müslüman olan; özde ise dini, ırkı ne idüğü belirsiz insan ya da insan topluluklarının yaptığı sıra dışı katliamlar, düzenledikleri silahlı saldırılarda olay dinimiz İslam’la alakalandırılarak insanlığa sunulmaktadır. “Sanki dinimiz bu şekilde emrediyormuş gibi, bu insan bu katliamı yapmak için gücünü bu dinden alıyormuş gibi.” Asılsız algılar verilmektedir. Olay dünya haberlerine çoğu zaman çarpıtılarak bu şeklide düşmektedir. Bu sayede İslam dini yıpratılmak istenmekte ve insanların dinimize karşı bir iticilik, soğukluk oluşturmaları hedeflenmektedir. Buna benzer birebir olaylar ecnebi devletlerde zaman zaman yaşanmaktadır. Örneğin bir Hristiyan ya da bir Yahudi eline silah alıp okul bassa veya camiye gidip onlarca masum insanı katletse; bu olay kesinlikle dine mal edilmeden bütün suç direk o bireye ya da kişilere yüklenmektedir Yani kısacası suçlu o olayı gerçekleştirenlerdir. Akabinde bireyin mutlaka “akıl sağlığının bozuk olduğu, bir süredir psikolojik destek aldığı” gibi ifadeler de kesinlikle vurgulanmaktadır. Doğrudur zaten akıl sağlığı yerinde olan bir insanın da durduk yere insanı, insanlığı katletmesi düşünülemez. Ancak ne hikmetse bu konularda hep tek taraflı bir düşünce hâkim olmaktadır. Müslüman ya da Müslüman görünümlü bir kişinin yaptığı olumsuzluklar dine atfedilirken; Müslüman olmayan birinin yaptığı insanlık dışı suçlar ise sadece kendisiyle bağdaştırılmaktadır.

                                                                                               “Devamı Haftaya”