mehmetguclu2603 @ gmail.com

TEMEL DEĞERLER “TARİH”

            Tarih; geçmişiyle geleceğe yön veren, kuşaklar arası yakınlaşmayı sağlayan, milletlerin öz kültürlerini yansıtan ve nesilden nesile aktarımını gerçekleştiren değerler bütünüdür. Tarihimizi oldukça eski yıllara dayandırmak mümkündür. İnsanın olduğu her yerde tarih denilen süreç de kendiliğinden başlamıştır. Dünya kuruldu kurulalı Türk milleti ismini bu tarih sahnesinde her dönem andırmayı başarmıştır.  Bazı köklü milletler tarihlerini belirli bir bölgede yaşadıkları halde, Türk Milleti tarihin her döneminde dünya coğrafyasının farklı bölgelerinde yaşamayı başarmıştır. Ancak tarih yapmak kadar tarih yazmak da bir o kadar önemlidir. Tarihimizle ilgili en büyük eksikliğimiz millet olarak tarihimizin büyük bir bölümünü maalesef belgeleyememiş olmamızdır. Bizimle ilgili bazı tarihsel bilgilere yabancı kaynaklardan ulaşabilmekteyiz.

Milletlerin kendilerine has olan tarihleri onlara övünç ve güç kaynağı vermektedir. Kimi milletler daha iki yüz yıllık bir mazileri olmalarına rağmen geçmişlerini süsleyerek kendilerine bir tarih oluşturmakta ve bundan manevi bir güç elde etmektedirler. Bu duruma kıyasla milletimizin binlerce yıllık tarihi, gereken önemi ve özeni görememektedir. Üstüne üstlük kimi insanlarca tarihimizin öncesi yok sayılmak, kısaltılmak istenmektedir. Köksüz bir tarih hiç düşünüle bilir mi? Tarihimizin her bir dönemi şanla, şerefle, kahramanlıklarla örnek insan ve olaylarla dolup taşmaktadır. Tarihimizin hiçbir döneminde milletimizi utanca sevk edecek bir olumsuzluk yaşanmamıştır. Ancak ne yazık ki sınırlı sayıda millete nasip olabilecek yıllanmış tarihimiz nesnel olarak kaleme alınamadığından; milletimiz de kendi öz tarihini tam anlamıyla öğrenmekten mahrum kalmıştır. Hal böyle olunca da yeni nesillerde milli şuur oluşamamakta; tarihsel olaylar ya bir masal ya da efsaneler bütünü olarak algılanmaktadır.  

Bir milletin dünya sahnesinde varlığını etkin bir şekilde sürdürebilmesinin en önemli şartı kesinlikle özünü çok iyi tanımasından geçmektedir. Milletin özünü tanıması da öncelikle tarihini iyi bilmesiyle gerçekleşir. Tarihini ve kültürünü bilmeyen milletlerin kendilerine doğru bir yön çizmeleri mümkün değildir. Kişi eğer özünü tanırsa, özüne tam anlamıyla sahip olursa işte o zaman özgürleşmiş demektir. Tarih insanların geçmişi ve geleceği arasında bir köprüdür. Çünkü tarih her zaman tekerrürden ibarettir. İnsanoğlu tarihten her zaman ders almalı ki aynı hatalara, gaflet, delaletlere düşmemeli ve daha dikkatli olmalıdır.

                                                                                                          “Devamı Haftaya”  

www.gemerekhaber.com www.gemerekgundem.com.tr