mehmetguclu2603 @ gmail.com

TÜRKÇEM

Bir önceki hafta Türkçenin doğru ve etkili kullanılamaması sonucu kuşaklar arasında meydana gelen çatışmalarda kalmıştık.  Evet, nesiller arası ortak etkileşim dilinde yabancılaşma olduğu için taraflar kendilerini ifade etme noktasında sıkıntıya düşmekte; her iki taraf da kendisinin haklı olduğunu savunmaktadır.

Türkçemizin doğru ve etkili olarak bütün yönleriyle öğretilmesi ve öğrenilmesi bireyler arası doğru iletişimi doğuracaktır. Günlük hayatımızda sadece 300-500 kelime kullandığımızı biliyor muydunuz? Düşünün bünyesinde 120.000’den fazla kelime barındıran dilimizden günlük hayatımızı idame etmek için çok cüz’i  sayıda kelime ile haşır neşir oluyoruz. Toplumumuzda iletişimsizliğin, argo kelime fazlalığının ya da insanlarımızın kendilerini ifade etme noktasında fiziki şiddete başvurmalarının altında yatan ana etken bu olsa gerek.

İnsanoğlunun kelime dağarcığı ne kadar genişse düşüncelerini karşı tarafa aktarabilme noktasında da aynı oranda genişlik yaşayabilmekte, sıkıntıya düşmemektedir. Kişi kendisini izah ederken rahat tavırlar sergilemekte, seri ve anlaşılır bir dil kullanmakta, karşı tarafı sıkmadan, onu ikna edebilme yetisine de sahip olabilmektedir. Ancak insanın sahip olduğu kelime hazinesi sınırlı ise, kendisini ifade etme noktasında güçlükler yaşayacaktır. Kişi dilini doğru ve etkili kullandığında toplum içerisindeki saygınlığı ve dinleyici kitlesi de artmaktadır. Dil düşünceleri ifade ettiği için kişinin kültür düzeyini de göstermektedir.

Maalesef toplum olarak okuyan bir millet değiliz. Bu durum da ister istemez günlük iletişimlerimize olumsuz olarak yansımaktadır. Yine bu durumdan dolayı yeni yetişen gençliğe Türkçe, Edebiyat, Sanat, Tarih gibi dersleri bir türlü sevdiremiyoruz. Çünkü bu tarz dersleri anlayıp, ondan keyif alabilmek için sizler de takdir edersiniz ki daha geniş bir kelime hazinesine sahip olmak gerekmez mi? Çok üzülerek söylüyorum ki gençlerimiz bu derslere ilgi duymamakta, anlamsız olarak ifade etmektedirler. Hâlbuki bir ulusun mihenk taşlarından biri tarihi diğeri de dili değil midir?

Türkçemizi doğru ve etkili kullanım noktasında kitle iletişim araçlarına da oldukça büyük görevler düşmektedir. Kitle iletişim araçları günümüzde dilimize sokulmaya çalışılan yabancı kelimelerden arındırılarak, Türk dilinin güzelliklerini yansıtan, keyif veren ve gençleri özendiren bir nida ile izlencelerini sunmalıdırlar. Çünkü kitle iletişim araçları toplumumuzu özellikle de çocuklarımızı fazlasıyla etkilemektedir. Bu etkileşim mutlaka dilimizin güzellikleri ve üstünlükleri yönünde olmalıdır.

            Sonuç olarak dilimiz bizim kimliğimizdir. Onu koruyup, kollamak, kullanmak, yüceltmek ve gelecek kuşaklara sağlıklı olarak aktarımını yapmak boynumuzun borcu olmalıdır.