mehmetguclu2603 @ gmail.com

TÜRKÇEM

            Geçen haftalarda hatırlanacağı üzere “Kültür” konusuyla ilgili genel bir açıklama yapmıştık. Bu haftada kültürü meydana getiren, onun bana göre en önemli öğesi sayılan dilimizden yani Türkçemizden bahsetmek istiyorum.

            Milletleri millet yapan değerlerin başında o milletin sahip olduğu dili gelmektedir. Bir milletin dili ne kadar sade, anlaşılır ve zengin ise o milletin devamlılığı da o ölçüde paralellik göstermiştir. Tarihi dönemlerden görüleceği üzere değerlerine özellikle de diline sahip olamayan milletler, başka milletlerin bünyesinde eriyip gitmişlerdir. Örneğin Hititler, hangi savaş sonucu yıkılıp yok olmuşlardır, bilinilmemektedir. Binlerce yıllık bir medeniyet tarih sahnesinden çok gizemli bir şekilde ayrılmıştır. Özellikle tarihçilerin en çok merak ettiği konulardan biri bu olsa gerek. 

Milletimizin ortak dili hepinizin malumu Türkçedir. Türkçe, kimi tarihçilere göre 10.000 yıllık bir geçmişiyle dünyanın en eski ve üretken dillerinden biridir. Dilimizin zenginliğini, sahip olduğu kelime sayısına bakarak anlayabiliriz. Şuan dilimiz bünyesinde, 120.000’den fazla kelime bulunmaktadır. Özellikle donanımlı insanlarımız, kendilerini ifade etme noktasında kesinlikle hiçbir sıkıntıya düşmemektedirler. Çünkü dilimizde, açıklanmaya çalışılan her türden düşüncenin; sözcüklerimizle birlikte anlatılabilme karşılıkları muhakkak vardır.  Türkçemizde bir kelime kökünden birçok sözcük ve kavram türeyebilmektedir. Yeter ki ihtiyaç hâsıl olsun. Örneğin; “göz” kökünden “göz”, “gözlük”, “gözlükçü” ve “gözlükçülük” gibi dört farklı anlamda kelime oluşmaktayken; batı kökenli bir dilde bu zenginliği görememekteyiz. “Göz= eye”, “Gözlük= glasses”, “gözlükçü=optician” dır. -Gözlükçülük kelimesinin karşılığını da bulamadım- Şimdi hangi dili öğrenmek ve konuşmak daha kolay ve akıcı olabilir sizce? Örnekten ilerleyecek olursak; dilimizde bu dört kelimeyi öğrenebilmek için 1 adet kök kelime (göz) bilmemiz yeterliyken; yabancı bir dilde anlamca birbirine yakın bu dört kelimeyi öğrenip kullanabilmemiz için ayrı ayrı kelimeleri beynimizde depolamamız gerekmektedir.

Türkçemiz eklemeli bir dil olduğu için yeni kelimeler ve terimler türetmede oldukça zengin bir dil yapısına sahiptir.  Ayrıca dilimiz duygu, düşünce ve hayallerimizi ifade eden manevi kelimeler alanında da oldukça zengindir. Batıda çoğu manevi kelimenin karşılığı yoktur. Çünkü bizim gibi geniş bir tarihi geçmişe sahip değillerdir. Bir bakıma dilimizin bu özelliği onun ne denli değerli ve zengin bir birikime sahip olduğunu bize kanıtlar niteliktedir.