mehmetguclu2603 @ gmail.com

ÜÇ HASLET

“İyilik, Güzellik, Doğruluk”

            İnsanlar düşünce kalıplarını değiştirebildikleri sürece eminim ki dünyada hep iyilik galip olacaktır. Yaşamımıza baktığımızda hiçbir şeyin dört dörtlük olmadığını görebiliriz. Hayatta sürekli inişler ve çıkışlar vardır. Bunun aksini beklemek de zaten gafletliktir. Yaratılmış varlıkların iradeleri sınırlıdır, beceri ve kabiliyetleri olsa dahi bir yere kadar, kişilik ve karakter yapıları farklı farklıdır. Yani kusursuz canlı yoktur ve insanoğlu her an hata yapmaya müsaittir. Birey; gerek yaşanılan düzende, gerekse muhatap olduğu insanlarda şayet görmek ve bulmak isterse mutlaka bir kusur veya eleştirecek bir husus bulacaktır. Çünkü insanlar için işin en kolay tarafı eleştiri tarafıdır. Olumsuz düşünceye sahip insanlar, eksiklik ve kusurları anında yakalarlar.

            Hayat her zaman bizlerin planladığı gibi ya da bizim isteklerimiz ölçüsünde ilerlemez. Çünkü plan üstünde bir plan vardır. Yani hayatta her an olumsuzluklarla karşılaşabiliriz. Önemli olan sürece kendimizi uyarlamak olmalıdır. Kendimiz için olumsuz olan taraflardan olumlu sonuçlar çıkarmamız gerekmelidir. Yoksa bu istekler ve hüsranlar hiçbir zaman bitmez. Bazen insanoğlu ne yaparsa yapsın arzularını bir türlü gerçekleştiremez. İş olacağına varır. Bundan dolayı insanoğlu hayatının birçok noktasında olumsuzluklarla karşı karşıya kalacaktır. Bu olumsuzluklar onun olaylara bakış açısını etkileyerek onda olumsuz düşünceyi hâkim kılmamalıdır. Bunun için yaşamın iyi taraflarına odaklanılmalı “Bardağın dolu tarafına bakılmalıdır.” Böylece insanlar, gereksiz enerji harcamamış, kendilerini ve karşı tarafı da yıpratmamış olurlar.   

            İyiliğin sadece ve sadece muhtaç kişilere yapılmış olan nakdi yardımlar olarak algılanması, bu sığ kalıbın içerisine sokulması doğru değildir. Hayvanlara, doğaya, insanlığa; açlara, darda ve yolda kalmışlara, çaresizlere, hasta ve yaralı herhangi bir canlıya, susuz hayvan ve bitkilere yapılmış olan her türlü olumlu müdahaleler iyilik tanımı içerisinde yer almaktadır.

            Bireyin, yapmış olduğu herhangi bir olumlu hareket sonucunda karşı taraftan da kendisi için en az aynı düzeyde bir bedel beklentisi içerisine girmiş olması doğru bir davranış değildir. Çünkü bu durum olayları iyilikten ziyade çıkar ilişkilerine dönüştürecek boyutlara iletir. Ayrıca yapılan iyiliklerin orada burada gösteriş namına ifşa edilmesi, reklam edilmesi şık bir davranış da değildir. Ancak yapılmış olan bir iyilik başta Allah rızası için ve insanlığın hayrına bir durum gerektiriyor ise gelecek nesillerin örnek alması adına gösterimi doğaldır. Yoksa makbul olan bu hallerin gizliliğidir. Gerek Allah katında gerekse kulunun onur ve gururunu zedelememek adına bu işlerin gizli halledilmesi en eftal olanıdır. “Devamı Haftaya” 

www.gemerekhaber.com www.gemerekgundem.com.tr