mehmetguclu2603 @ gmail.com

YERLİ VE MİLLİ OLABİLMEK…

            Bugünlerde dünyada ve gayet tabi ülkemizde isminden en çok söz edilen, gündemin en ön sıralarında yer alan, haber saatlerinin kimi zaman tamamına yakınında hep kendisinden bahsedilen bir salgınla karşı karşıya bulunmaktayız. Bu salgın hepinizin bildiği gibi covid-19 korona virüsü. Dünyayı etkisi altına alan bu virüs ilk başta Çin’de ortaya çıkmış, oradan da bütün kıtalara, ülkelere yayılarak binlerce can kaybına sebep olmuştur. Bunun üzerine Dünya Sağlık Örgütü bu salgını “pandemi” olarak ilan etmiştir. Evet, dünya gündeminin en başında yer alan bu pandemi süreci, virüsle mücadelede ülkeleri tek başına kalmaya mecbur etmiş, her ülke tabiri caizse kendi derdi başına düşmüştür.

Yerli ve milli olabilmenin önemi bugünlerde daha da bir anlam kazanmış bulunmaktadır. Dünya genelinde devam edegelen ve bazı dönemlerde ülkeler için tavan yaparak onları umutsuzluğa, çaresizliğe iten ve halen tedavisinin bulunamayışı gibi karamsar durumlar ülkeleri kendi içine kapatmış ve onları kendi imkânlarıyla yetinebilme becerisiyle karşı karşıya bırakmıştır. Bu anlamda ülkemiz Türkiye Cumhuriyeti Devleti; öncesi, anı ve sonrasıyla yaşananları en doğru şekilde çözümleyerek, gerekli şartları, araç-gereç, malzeme ve önlemleri de alarak süreci en etkili şekilde yönetmiş ve Allah’ın izniyle de verilebilecek en az kayıpla tamamlamayı hedeflemiştir.  

Ülkemiz korona virüs salgınıyla baş edebilen nadir ülkelerden biri olmuştur. Bu başarısıyla dünya ülkeleri nazarında Türkiye ve Türkiye’nin sağlık bölümü güvenilir ve en gözde konuma yükselerek Dünya Sağlık Örgütünün takdirini kazanmış ve millet olarak bizlere de bu haklı gururu yaşatmıştır. Yaşanan olaylar bu süreçte ülkelerin yerli ve milli olabilmelerinin kendi menfaatleri açısından ne denli önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Bu süreçte bırakın ülkeler arasında yardımlaşmayı, çoğu ülkenin kendi vatandaşına dahi yardım edecek sağlık sistemi, malzemesi ve ekonomisi bu denli kapsamlı değildi. Birçok ülke korona virüsle baş edemediği için; halkının belli bir kesiminden vaz geçerek, onları kendi kaderleriyle baş başa bırakmak zorunda kaldı. Çünkü her geçen gün virüsün yayılma hızının önüne geçilemiyor, vaka sayısı ve ölüm oranları çığ gibi büyüyordu.

Covid-19 virüsü nedeniyle birçok ülkenin ya sağlık sistemi çöktü ya da ülke ekonomileri alt-üst oldu. Bugün sağlık sektöründeki başarısıyla güvenli liman olan ülkemiz, yardım talebinde bulunan 128 ülkenin yarısına tıbbi malzeme göndererek yardımda bulunmuştur. Dün olduğu gibi bugün de Türk Milletinin karakterine uygun olarak nerede bir mazlum, ihtiyaç sahibi devlet var ise, Türkiye Cumhuriyeti Devleti; hiçbir çıkar gözetmeksizin seve seve oralara ulaşmış, dertlerine deva olmuştur.

                                                                                                          “Devamı Haftaya”